DURUN BİRAZ

402

Sabahın ilk ışıklarıyla beraber hava aydınlandığında, seher vaktinin serinliği yüzümüze dokunduğunda, işlerimize ‘Vira bismillah’ dediğimizde hayat başlıyor ve koşuşturmaca baş döndüren bir hızla devam ediyor.

Belki birçok defa burnumuzun dibindeki insanlar, gözümüze baksın diye beklediğimiz arkadaş ve dostlarımızı göremiyoruz. Kendimizi ve etrafımızdaki birçok güzellikleri görmeden geçip gidiyoruz.

Yaşam ne yöne akıyor acaba? Yaşamı tersine çevirmek mümkün mü? Yaş 35 olunca mı anlayacak insan, ateşin yaktığını, suyun soğuk olduğunu? Hırsla biriktirip kibirle övündüğü ne varsa beklenmedik bir anda kendini nasıl yalnız bıraktığını…

Nerede samimi kardeşlikler, yardımlaşmalar… Diğer gamlık hedefimizde kim bilir neler var neler! Her gün üzerine basıp geçtiğimiz yollar, çimenler, bizi kapsayan koskoca bir gökyüzü ne anlama geliyor hiç düşündük mü? Kainat bizden 13,8 milyar önce yaratılmış, insan 4.6 milyar yıldır dünyada ikamet etmekte ve varlığını sürdürüyor, halen genişleyen bir evrenimiz var balon gibi vs…

Bunlar ne ve kim için önem arz ediyor dersiniz? Hayata karşı samimiyetimiz ne kadar yoksa ‘hayatı tespih yapmışım sallıyormuşum’ havalarında mıyız? Yoksa ciddi bir uyarıdan haberdar değil miyiz? ”Biz hanginizin daha iyi amel (iş,eylem) yaptığını görmek için Ölümü ve Hayatı yarattık” Mülk/2 derken Yüce Allah “ölüm ve hayat” ne anlama geliyordu?

Önce neden ölüm demişti Allah? İkisine karşıda ciddi miydik biz? Ne dersiniz düşünme zamanı gelmedi mi? “Dünya lezzetlerinin tadını kaçıran Ölümü çok anın” diyerek Hz. Peygamber neyi öncelemişti. Bizi nereye hazırlamak istiyordu? Nasıl hazırlanmalıydık? Ticaretimizde ahlakı kaybettik, duygu ve davranışlarımızda nezaketi kaybettik, birbirimize karşı hüsnüzannı kaybettik, hatır sorup gönül almayı kaybettik, herkes kendi kozasında mutlu ve ölmeyi bekliyor peki ölüm son mudur?  

Diyeceğim odur ki, dünya koşuşturmacası hiç bitmez, ama biz biteriz, hem de tükenip gideriz! Onun için kendimize ve insanlık adına bir şeyler yapalım. Mesela başta kendimize saygı duymasını bilip Allah’ın üzerimizdeki haklarını bir düşünelim. Mesela anne ve babamızın haklarını koruyup gözetelim. Ailemize karşı hayırhah olalım. Akraba eş ve dostlarımızın haklarını unutmayalım (kardeşler arası miras kavgalarına son verelim. Bizi utandıracak, ömür boyu vicdanımızda iz bırakacak işleri şimdiden tedavi edelim. Yarın çok geç olabilir unutmayalım. Gece yastığımıza başımızı koyduğumuzda “Allah bu gün benim için ne yaptı? Değil, Ben bu gün Allah için ne yaptım, diyelim. Unutmayalım ki Allah”ın rahmeti kulların birbirine merhamet etmesine bağlı olarak yeryüzüne düşer. Ne mutlu bu Rahmet ve Mağfiretten payına düşeni alıp ve merhamet olunmaya layık olanlara.

Selam ve dua ile…

 

Kaynak : http://yenisehirim.com/yazar/nerimansarac.html

Yazarın Tüm Yazıları

DURUN BİRAZ

ERDEMLİ İNSAN NASIL OLUNUR?

Hangi Güzellik Kalıcı?