İNSÜLİN DİRENCİ VE BESLENME

709

İnsülin pankreas bezinden salgılanan bir hormondur. Görevi ise kan dolaşımında bulunan besinlerin vücutta depolanmasını sağlamak ve böylece kan dolaşımındaki miktarını dengede tutmaktır. İnsülin denilince akla ilk olarak kandaki şeker miktarını belirlemesi gelir. Ancak yağ ve proteinlerin kan dolaşımındaki miktarlarının belirlenmesinde de etkilidir.

Karbonhidrat içeren bir yemeği tükettiğimizde kan şekeri yükselmeye başlar. Bu artış sonucunda pankreas bezi hücreleri uyarılarak insülin hormonunun kan dolaşımına salınması sağlanır. İnsülin, dolaşımda bulunan glikozu vücut hücrelerinin alması için uyarır. Böylece kandaki şeker seviyesi dengelenmiş olur. Ancak belirli sebeplerden dolayı vücut hücreleri insüline yanıt vermezse kandaki şeker seviyesi hızla yükselmeye başlar. Bu durumda pankreas, hücreleri uyarmak için daha fazla insülin salgılar. Yüksek insülin seviyelerine rağmen kandaki şeker hala yüksek seyreder. İşte bu duruma insülin direnci denmektedir.  İnsülin direncinin görülmesinin ana nedenleri karındaki yağlanma, obezite, yüksek şeker alımı, hareketsiz yaşamdır.

Beslenme gibi yaşam tarzındaki hızlı değişimle birlikte insülin direnci görülme sıklığında gün geçtikçe artış meydana gelmektedir. Bugün bilimsel çalışmalar sonucunda insülin direncinin Tip 2 diyabet, kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, yağlı karaciğer hastalığı, polikistik over sendromu ve bazı kanser türleri ile ilişkili olduğunu biliyoruz. Yaşam tarzı müdahalesinde en ön sırada yer alan diyet tedavisi, insülin direncinin meydana gelmesinin engellenmesinde ve geciktirilmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Yaşam tarzındaki değişiklikler ile insülinin duyarlılığını arttırmak mümkündür.

İnsülin duyarlılığını arttırmak için yapılması gereken yaşam tarzı değişiklikleri:

1- Yaşam tarzı değişikliğinin önemli parçalarından bir tanesi egzersizdir. Fiziksel olarak aktif yaşam insülin duyarlılığını arttırmak için oldukça etkili bir yöntemdir.

2- Ağırlık kaybı ve karın yağlanmasını azaltmak insüline cevabın artmasında yardımcı olmaktadır.

3- Doğru karbonhidratlar tercih edilmelidir. Beyaz un,  şeker, mısır şurubu gibi kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten basit karbonhidratlar yerine tahıllı ekmekler, meyveler, sebzeler, kurubaklagiller gibi hem kan şekerini geç yükselten hem de lif içeriği yüksek karbonhidratlar tercih edilmelidir.

4- Fast-food tarzı tüketim alışkanlığından uzak durulmalıdır.

5- Hayvansal kaynaklı besinlerde bulunan doymuş yağlar insülin direnci ile ilişkilidir. İnsülinin duyarlılığını arttırmak için bu tür yağlar sınırlandırılmalıdır. Bunun yerine zeytinyağı, fındık yağı ve balık, ceviz, keten tohumunda bulunan omega-3 yağları gibi doymamış yağlar tercih edilmelidir.

6- Süt ve süt ürünlerine günlük beslenmede yer verilmelidir. Ancak tam yağlı ürünler yerine yarım yağlı ya da yağsız süt ürünleri tercih edilmelidir.

İnsülin direnci gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde her yıl milyonlarca insanın ölümüne neden olan diyabet, kalp ve damar hastalıkları gibi kronik hastalıklardan sorumludur.  Ama sağlıklı beslenme düzeni ve fiziksel olarak aktif olmak gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile bu durumu değiştirmek mümkündür.

 

Kaynak : http://yenisehirim.com/yazar/tugbatuna.html.html

Yazarın Tüm Yazıları

İNSÜLİN DİRENCİ VE BESLENME

OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİNİN FAYDALARI VE DİYETTEKİ KAYNAKLARI

RAMAZAN’DA NASIL BESLENİLMELİ?

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN DOST OLAN PROBİYOTİK BAKTERİLER

Karbonhidratlardan Uzak Durmak Ne Kadar Doğru?

YO-YO DİYETİ