ÇOCUKLARDA DİL GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ

ÇOCUKLARDA DİL GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ

Konuşmayı öğrenmek uzun ve karmaşık bir olgudur. Bazen gereksiz endişelerle aslında dil gelişimi normal seyreden çocuklarımızı tedirgin ettiğimiz olabiliyor. Ama bazen de oldukça geniş davranıp konuşma problemi olan çocuğumuzun destek alması konusunda mücadele vermiyoruz.

Konuşma insanları diğer canlılardan ayıran en önemli yeteneklerden biridir. İnsan hayatında önemli bir yer tutan ve doğal bir süreç olan konuşmada bozukluk olması bireyin toplumda büyük sorunlar yaşamasına neden olabilir. Dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklarların gelecekte motivasyonunun yüksek olabilmesi, probleminin üstesinden gelmeyi başarabilmesi, girişken, bağımsız düşünüp bağımsız hareket edebilen bireyler olabilmesini sağlamak ve onlara uygun etkinlik ve eğitim ortamı oluşturmak adına dönemlerine göre dil gelişimini değerlendirelim ve sorunlara çözüm bulabilmek için bir tanı koyalım.

Çocuğun ilk konuşmaları öncelikle günlük yaşamlarında yakından ilgilendikleri ve onlar için işlevi olan objelerle ilgilidir. Sesli uyarıcıları bol çevrede yetişen bebek, daha fazla seslendirme etkinliğinde bulunmakta ve daha çeşitli sesler çıkarabilmektedir.

 Dil gelişimi belli aşamalarda gerçekleşir. Sesleme evresi, İlk ağlamalardır. 1. ayın sonunda bazı anneler bebeğin ağlama şeklinden aç, uykulu, kızgın veya herhangi bir yerinde acı olduğunu anlayabilirler.

Gıgıldama evresi, 2-3 ay hemen hemen 6 haftalık bebekler basit sesler üretirler. Daha çok “A-E-I-O-U” gibi ünlü sesleri çıkarırlar.

 Agulama evresi ,3-8 ay bebeklerin çoğu 3-4 aylıkken ünlü ve ünsüz sesleri üreterek bunları tekrarlamaktan hoşlanırlar. Bebeğin tekrar etmekten hoşlandıkları sesler baba, ma-ma, de-de gibi seslerdir.

Tekrarlayan Agulama, agulamada çıkardığı sesleri ardı ardına ve sıklıkla tekrar ettiği dönemdir. 6–9. aylarda görülür.

 Jargon Agulama, anlaşılmayan bir dilde konuşuyor gibidir. Agulama seslerini kendince bir anlam taşıyormuş gibi çıkarır. 9–12. aylarda görülür.

 Tek Sözcük Dönemi 12. aydan 2. yaşa kadar süren bu dönemde çocuk tek sözcükle adeta bir cümleyi ifade eder. Örneğin “Anne” kelimesi, “Anne yanıma gel, mama ver, altımı değiştir” anlamına gelebilir. Diğer bir değişle, çocuk bir kelimeyi bir ilgi durumuna işaret etmek için kullanır. İkinci yılın başında çocuk duygu ve düşüncelerini tek kelimeyle ifade etmeyi geliştirir.

İki Sözcük Dönemi 2 yaşın ilk aylarından başlayıp 3 yaşa kadar sürer. Artık sözcüklerin birbiriyle olan ilişkisini keşfetmeye başlamıştır. İki kelimeyi yan yana getirerek farklı anlamları ifade etmeye başlar. Çocuk ilk önce nesnelerin isimlendirildiğini anlar. Örneğin annesinin elinde biberonu gördüğünde “Anne mama” der. Süt bittiği zaman da “Süt yok”, “Mama yok” diyebilir. Bir hareketin belli bir yerde geldiğini kavradığında ise o duruma ait iki sözcüklü cümleler kurar. Örneğin sıcak çay, gördüğünde “sıcak cıs” diyebilir.

 Karmaşık Dil Kullanma Dönemi 2 yaşın bitiminde çocuk iki kelimeyi ifade etmenin ötesindedir. Artık oldukça mantıklı cümleler kullanmaya başlar. 3 yaşında yaşıyla paralel olarak üç sözcüklü cümleler kurarken ilerleyen yıllarda yaş sayısına paralel sayıda kelimeler kullanarak cümle kurar. 3 yaşında “Baba gel buraya.”, “Bana mama ver.”, “Baba atta gidelim.” gibi cümleler kurabilir. Cümleler açık, fakat gramer yönünden eksik olabilir.2-5 yaş arası çocukların konuşma diliyle ilgili kuralları öğrendikleri dönemdir.

Dil ve konuşma problemi olan çocuklarda öncelikle bozukluğun türü ve derecesi bir uzman tarafından belirlenmelidir. Aile ve öğretmen, uzmanla işbirliği içinde olmalıdır. Çocuğun probleminin farkına vardırılmasından sonra eğitime geçilmelidir. Çocuk problemini bilir ve istekli halde konuşma terapisi yapılırsa başarı sağlanacaktır. Dil ve konuşma bozukluğu olan çocukların bazıları, uzmanların uygun görmesi haline, engelinin türü ve derecesine göre normal çocukların eğitim aldığı kurumlarda eğitimlerine devam edebilirler. Bazıları konuşma terapisinin yanında normal okullardaki eğitimine de devam edebilirken daha ağır derecede dil ve konuşma problemi olan çocuklar sadece özel eğitim kurumlarında konuşma terapisi ağırlıklı bir eğitim almaktadırlar.

Dil ve konuşma problemi olan çocukların eğitimi esnasında evde ve okulda ona uygun dil kullanımıyla örnek olunmalıdır. Ona konuşma fırsatı verilmeli, konuşurken sabırla dinlenmeli ve alay edilmemelidir. Sevgi ve ilgi göstermeli, bu konuda çocuğun yanında başkalarıyla konuşulmamalıdır. Çocuğun daha iyi anlayacağı düşünülerek onunla bebekçe konuşulmamalıdır. Ona sürekli soru sormaktan vazgeçilmeli ve soru sorulması gerektiğinde cevabı kısa ve net olan sorular sorulmalı, bireyler onunla konuşurken dikkatle dinlemeli, göz teması kurmalıdır.  Ailelerin bazı tutumları ,

·         Acımak, merhamet göstermek

·         Endişeli bakışlar

·         Konuşmasındaki problemden dolayı cezalandırma tehdidinde bulunmak ve suçlamak

·         Akıcı konuştuğu bölümlerden çok problemli olan konuşması üzerinde durmak

·         Akıcı olmayan konuşmayı kesmesini söylemek

·         Konuşmaya başlamadan önce durup derin nefes almasını söylemek

·         Durup tekrar başlamasını istemek

·         Konuşmaya başlamadan önce düşünmesini önermek

·         Zorlandığı kelimeleri kullanmamasını önermek

·         Onun yerine cevap vermek ya da takıldığı yerleri tamamlamak “Hayır, dur yapamazsın” gibi ifadeleri sık kullanmak

·         Onun yaşı ve olgunluk düzeyine uygun olmayan beklentiler içinde olmak çocuğa zarar veren bazı davranışlardandır.

BİR HİKAYE

 Bir gün bir kozada küçük bir delik açıldı. Orada duran adam ise bu küçük delikten çıkmaya çalışan kelebeği saatlerce seyretti. Sonra, kozadan çıkmaya çalışan kelebek sanki daha fazla ilerlemek istemiyormuş gibi durdu. Kelebeğin kozadan çıkarken yaşadıkları onu hayata hazırlar. Adam kelebeğe yardım etmeye karar verdi. Eline bir makas aldı ve kozadaki deliği keserek büyüttü. Kelebek kolayca dışarı çıktı. Fakat bedeni kocaman ve kanatları kuru ve buruşuktu. Adam kelebeğin kanatlarının zamanla gelişerek onu taşıyabileceğini umut ederek onu seyretmeye devam etti. Fakat bu olmadı. Kelebek ömrünün kalanını o kocaman bedeni, kuru ve buruşuk kanatlarıyla etrafta sürünerek geçirdi. Uçmayı hiç başaramadı. Adamın bu aceleci iyiliği içinde anlayamadığı bir nokta vardı; bu kısıtlayıcı kozadan çıkmak için kelebeğin mücadele vermesi kelebeğin gelişimi için gerekliydi. Çünkü bu aşamada kelebeğin yaşam sıvısı bedeninden kanatlarına akması sağlanıyordu. Böylece kelebek kozadan çıktığı anda uçmaya hazır olabilecekti.

 Dil ve konuşma güçlüğü çeken çocuklarımızlayken, onun yerine cevap vermek, ona yardım olsun diye eksik ve çıkarmakta zorlandığı sesleri tamamlamak, onun dil gelişimine yardım etmek yerine dil gelişiminin gerilemesine neden olabilir. Onun için uygun ortamları hazırlayarak ve doğru model olarak yardımcı olmak daha doğru bir yol olacaktır.

NOT: Bir sonraki yazımda dil ve konuşma problemlerini açarak açıklayacağım.

REKLAM

Kaynak : http://yenisehirim.com/cocuklarda-dil-gelisimi-ve-egitimi.html.html

Yorumlar

    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş gibi görünüyor.

    İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz