MUTLULUĞUN SIRRI!

MUTLULUĞUN SIRRI!

Mutluluğumuz ve mutsuzluğumuz kendi düşünce yapımıza bağlıdır. Olumlu olabilmek, hatalara değil çözümlere odaklanabilmektir asıl olan.

İnsanı asıl savuran şey yanlış yapması değil, doğruyu aramamasıdır.

Her insan yanılabilir, yanlış yaptığımızı fark ettiğimiz anda onu tamir etmek için gösterdiğimiz çaba ve samimiyetle özür dilenmesi çok önemlidir. Karşımızdakinden mükemmeli beklemek yanlıştır. Rabbine yanlış yapan insanoğlu, bize karşı yanılmaz mı?Tabi ki yanılır,yanılabilir. Aynı yanılgıya biz de düşebiliriz. Evliliklerin çok sık çıkmaza girdiği ve boşanma oranlarının git gide arttığı şu günlerde, evlilikten ve eşlerimizden kusursuzu beklemek bizleri yanılgıya düşürüyor ve mutsuzluğa itiyor. Önemli olan eksiksiz ve yanlışsız olmak değil, doğrusunu yapmak için arayışımızın olmasıdır.

Özür dilemenin anlamı çok önemlidir. Bazen konu biran önce kapansın diye ”Tamam, tamam, bütün kabahat benim, özür dilerim.” denir. Ve özür diledim ya daha ne istiyorsun şeklinde devam eder bu süreç. İşte bu özürler sanki seninle alay ediyorum demek gibidir. İlişkilerimizi yaralar, samimiyeti ve güveni zedeler. O halde niyetimizin hemen sezildiği düşüncesiyle hareket ederek, özür dileyelim. Bazen eşler yaşadığı olayların etkisiyle duyguları kadar tepki verirler ve söyleyeceklerini yanlış aktardıkları için de olay bambaşka yerlere gidebilir. Hatta eski olaylar da biriktirilip çok birimli tepkiler verilebilir. O anda yapılması gereken  şey biraz sakinleşerek sonra konuşmak olmalıdır.

Eşler sağlıklı bir ilişki ve birlikte yol almak için karşılıklı çaba harcayarak birbirlerinin ellerinden sevgiyle tutmalılar ki birbirlerine destek olarak mutlu ve huzurlu yaşasınlar. Bu anlayıştaki ilişkiler zorda dahi kalınsa tahribat derinleşmeden toparlanırlar .Birbirlerine destek olmazlarsa yıkılırlar. Bir ilişkinin dahi bozulması dünyanın dengesinde büyük sarsıntılara yol açar.

MUTLULUK

Bir grup kariyer yolunda ilerleyen yeni mezun, eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyaret için bir araya gelirler.
Sohbet, sonunda işin ve hayatin stresinden şikayetlere döner.
Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel olanlarına kadar değişik kahve bardakları ile gelir.
Herkes bir bardak seçince, profesör şöyle söyler:
‘Fark ettiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü, sade bardaklar kaldı.
Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında.
Emin olun ki, bardağın kendisi kahvenin kalitesine hiç bir şey katmaz.
Çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar.
Hepinizin aslında istediği kahveydi, bardak değil, ama bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız.
Şunu bir düşünün:
Hayat kahvedir. İş, para ve toplumdaki konumunuz da bardaklar.
Onlar hayati tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardak yaşadığımız hayatin kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de.
Bazen sadece bardağa odaklanarak ALLAH’ın sunduğu kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz. Kahvenizin tadına varın!
En mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip değildirler. Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar.
Basit yaşayın. Cömertçe sevin.
Birbirinize derinden itina gösterinnazik olun.
Gerisini ALLAH’a bırakın…

Profesyonel annelik, profesyonel babalık, profesyonel eş olma gayreti değil, içten sevgi, güzel niyet, his dünyasında yolculuk bizleri mutluluğa taşıyacaktır.

 

REKLAM

Kaynak : http://yenisehirim.com/mutlulugun-sirri!.html.html

Yorumlar

    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş gibi görünüyor.

    İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz