PATRONUN POLİTİKASI

9455

Milli Eğitim Bakanlığı’nca yapılan açıklamada okul olma standartlarından çok uzak binalarda öğretim yapmasına izin verilen özel eğitim kurslarının, bu yıl son kez faaliyet gösterecekleri ve 2019-2020 yılında kapanacakları belirtildi.

 Dershanelerden dönüşen ve binalarındaki fiziksel şartlara göre birkaç ders izin alan bu kursların belki de yüzde 60’ının kapısına kilit vurulacak. Çok doğru bir karar olarak destekliyorum bakanlığı. Çünkü bu özel eğitim kurslarının geleceğini de parlak görmüyordum.

Birçok kaçak kurs açıldı ve kimin nasıl çalıştığı belli değil. Okullarda kaliteli bir eğitim olsa hiçte gerek duyulmayacak olan bu kurumlar, öğretmenlerine en azı vererek en fazla kazancı sağlamak, kendi cüzdanını şişirmek ekseninde hem çalışanını hem de öğrenci ve veliyi sömürmeyi düşünen kişilerin elinde.

Patronun politikasının eğitim değil ticaret üzerine olduğu bu kurumlarda rehberlik de reklâm için çalışmaktadır. Öğrenciyi okumak istediği, hayalini kurduğu bölüme değil en karizmatik en yüksek puanlı bölüme sokmayı amaçlar. Puana göredir çünkü, en yüksek puanlı bölüme yerleşirse o kadar reklâm yapar ve o kadar para kazanırlar. Birincileri hep mühendis, mimar falandır. Birinci çıkıp arkeolog olan duydunuz mu hiç?

Devlet okullarının ezberci politikaları sayesinde çocukları psikopatça sınavlara hazırlayan bu kurumlar insanların umutlarından ve eğitim sisteminin tarifi imkânsız bozukluğundan yararlanmaktadırlar. Kendilerine sorarsanız olmayan eşitliği sağlıyorlar. Öğrencileri kendi içinde sınıflandırıp, bir de ‘işinize gelmezse gidersin!’ diyecek kadar da bitleri kanlanmıştı bunların. Nedir bu özel öğretim kursları diyorum ya? Nereden geldi de çocuklarımızın ve anne-babaların başına tebelleş oldu?  Eğitim nasıl sadece bir ölçme aracı olup sınav gibi bir canavar yarattı bu ülkenin başına? Nasıl bir acizliktir ki apartman köşelerine eğitim için para verir olduk?

 2023 vizyonundaki planlamalarla birlikte kursları var eden koşullar yok edilerek üniversitelerle liseler birbiriyle tam uyumlu hale gelmelidir. Böylelikle öğretmenini çalıştırırken burnundan getirip, ders dinlemek için para veren çocukları sömüren en gereksiz ticarethanelere de gerek kalmaz.

 Akademik eğitim okulda başlar, okulda biter. Okul dışında herhangi bir kursa, kuruma ihtiyaç duymayacak şekilde akademik eğitim okullarda verilmelidir. Okullar belirli kontenjanlar dâhilinde ve MEB kontrolünde ücretsiz kurs verebilir. Özel okullar kendi öğrencilerine halen yaptıkları gibi etütlerle destek olur. Özel öğretim kursları ihtiyaçtan doğmuştur. Öğrencilerin sınav sürecine ilişkin her türlü ihtiyacının karşılanmasıyla kan emici bu özel okulumsu kurumların kapatılması yerinde bir karardır.

İnşallah bir gün sınav ile öğrenci seçmenin de üstesinden gelebiliriz.

Kaynak : http://yenisehirim.com/yazar/burcusen.html.html

Yazarın Tüm Yazıları

PATRONUN POLİTİKASI

Kurbağa mı? Prens mi?

FİNLANDİYA EĞİTİM SİSTEMİ VE PUSUDAKİ İDEOJİLER

DAHA YOGA YAPACAKTIK!

SİSTEMİN OMURGASI HASARLI